Ağrı’da İntikam Tırmanışı

“Mayıs’ın 15’ydi. Tanımadığım bir bayandan telefon aldım. İzmir’den arıyordu ve Ağrı Dağı’nın kuzey rotasıyla ilgili bilgi istiyordu. Son dönemde, önemli yüksek irtifa olanağı sunan Ağrı’ya ilgi arttığı için, kuzey rotasında sonbir yılda iki tırmanış yapan kişi olarak bu tür taleplere alıştım. Ancak beni arayan kişi dağcı değildi. Ve bu bilgiyi başka birine iletmek istiyordu. Üstelik bu dağcı tırmanışı tek başına gerçekleştirecekmiş ve yeterince buzul deneyimi yokmuş.”

Kaza ile ilgili ilk cümlelerini bu şekilde ifade ediyor Uğur Uluocak 2001 yılında ve bir temmuz ayında…

Ve devam ediyor…

“Ağrı’nın kuzey rotası çok zor değildir. Fakat çok sayıda buzul çatlağı içerir. Mayıs ayında hala üzeri karla örtülmüş olan bu buzul çatlaklara düşülmesi durumunda, düşüşü frenleyecek veya düşene yardım edecek bir kişinin yokluğu, en ufak kazayı ölümcül hale getirebilir. Bunun intihar olduğunu söyleme çok anlam ifade etmiyordu. Sertaç’ın niyeti Ağrı’nın kuzeyinden ilk solo yapan insan olmaktı. “en azından, ufak bir tereddütle veya kötü hava olasılığıyla karşılaştığında, hemen geri dön” sözleriyle bir şeyleri kurtarabilir miydim?

Ertesi gece geç vakit yine İzmir’den telefon geldi. Sertaç son kampa varamamış, rota üzerinde bir yerde yanındaki kişi dağ hastalığına yakalanmıştı. Ne yapmalılardı? Tarif ettim. Derin nefes seansları, bol sıcak sıvı, bisküvi ve başında nöbet beklemek, belirtileri izlemek… Telefonda başka ne söylenebilir?

İzmir’den Ağrı’ya bilgiler iletildi.

İki gün sonra yine aynı çekingen ses İzmir’den arıyordu. Sertaç bu kez 4 bin 200 kampındaymış ve ylun devamını soruyormuş. Sertaç’ın bizzat araması gerektiğini, bu yöntemle devam etmenin mümkün olmadığını söyledim.” diyor sevgili Uğur Uluocak bu ilginç tırmanış ile ilgili olarak…

Ancak Sertaç, Uğur’u dağdan aramadı…

Bir süre ve günler sonra Uğur’un telefonu çaldı… Arayan Sertaç’tı. Uğur uzun uzun dağ ve tırmanış, Ağrı konusunda konuştu Sertaç ile… Ve yaptığı işin ciddiyeti konusunda dikkat çekti…

Sertaç İzmir’de yaşayan ve dağcılığa meraklı bir kişi… Ağrı’ya o senlerde bir solo tırmanış planlıyor ve bunu bazı sponsorlukları değerlendirerek yapmak istiyor. İlk denemenin ve sponsorlara verilen sözlerin yerine gelmemesi üzerine; Sertaç yeni bir solo tırmanış kararı alıyor.

Ancak bunu sadece abisi ile paylaşıyor…

Sertaç’ın Ağrı tırmanışı zirveye yakın bir noktada platoda sona eriyor. Arama ekipleri Sertaç’ın cesedini donmuş olarak zirvenin hemen altında buluyor…

Yoğun sis ve tipi altında; arama kurtarma ekiplerinin ulaştığı cesedi alamayan helikopter, sonraki denemede başarılı oluyor ve Sertaç’ı dağdan aşağı indiriyor…

Sertaç’ın Ağrı Dağı’na düzenlediği “İNTİKAM” tırmanışı Ağrı’nın; izin vermezsem tırmanamazsın intikamına dönüşüyor…

“İyi sunulduğu durumda başkalarının gözünde kendisine değer kazandıracağı hesaplanan bir planın ekseni olmamalıdır dağcılık. Kahramanlara duyulan ihtiyaç, böyle bir boşluk yaratmıştır ne yazık ki. Bu boşluk farkında olunsa da olunmasa da, çok kişiye cazip geliyor.“

·  Yazı; Uğur Uluocak anlatımları ve dönemin basın organlarından derlenmiştir…

Cem Ergün