Tag Archives: dağcılık

Emler Batı Yüzü Çift Kat Kulvarı

Karayalak Vadisi’ni, Yedigöller’e bağlayan kapıya yakın bir yerlere kampımızı kurduktan sonra küçük bir keşif yapmak üzere yola çıktık. Gireceğimiz rotanın son noktalarını geçen bahar farklı bir rotadan, Kayacık zirvesi üzerinden tırmandığımız için biliyorduk. Ama bu gireceğimiz rota hakkında daha önce tırmanıldığına ilişkin bir kayıt veya rapor göremediğimizden, bizim için tam bir bilinmezdi. Ben, Hayri ve Ozan küçük bir keşif için… (devamı)

Issız dağlar, bir de ben…

Çukurbağ’ın sessiz, elmaları toplanmış, yaprakları sararmış bahçelerinin arasından görünen Demirkazık’a doğru bakınca seni gördüm. Oradaydın. Uzaklarda, ıssız ve bir başına… Uzandım, sarıldım… İçime çeker gibi bastırdım göğsüme bedenini, yarıp göğsümün içine çeker gibi… Mutlandım. Dağların güzelliğini ve seni, kokunu özlemişim… Sanki şehirde yokluğunun farkında değilmişim gibi özlem burada nedense daha ağır basıyor. Dokuz kişiden oluşan ekibimizle, traktörün üzerinde Martı mahallesinden… (devamı)

Şehire Sürgünüme Döndüm…

Üç aylık bir Aladağ hasretini nihayet geride bırakarak, kırlaşmış zirveleriyle göz göze geldiğim dağlarıma kavuştum. Çukurbağ köyü; son bıraktığımızdan farklı değil, elmaları toplamış kasalara dizmişler bile. İstanbul Dağcılık Kulübü üyesi 9 kişi ile köye ulaştığımızda, Traktörcü Mehmet’in evinde, annesinin demleyip ikram ettiği çaylarımızı yudumlarken, bedenlerimizi ısıtmaya başlayan güneşin ısısında kendimizden geçmek üzereydik. Sonra tanıdık o yolculukla, Sarımehmetin Yurduna doğru kamp… (devamı)

İran Dağları: 8 Dağcı Perslerin ülkesinde…

…İran polisinin yolu kestiği ve araçları geri çevirdiğini gördüğümüzde bir şeylerin ters gitmeye başlayacağını hisseder gibi oldum. Barikatın önünde dolaşan kısa boylu, tıknaz ve kumrala çalan Tom Miks kılıklı sivil polis uzun uzun biz turistleri süzdü, sonra neredeyse dizine kadar inen tabancasının kılıfını eli ile tutarak ilerde bekleyen resmilerin yanına gitti… Bir sene kadar önce İran’a yapacağımız tırmanış faaliyeti şekillenmeye… (devamı)

Şehir yenilmiş neylersin…

Gün bitti. Eznevit yaylası taraflarında, uzun süre gökyüzünde asılı kalan güneş ani bir inişle uzaklarda bir yerde uykuya çekildi. Veya birilerinin üzerinde yeniden doğdu… Valikonağı sessiz değil bu gece. Konukları kaç faaliyettir ilk kez üşümeden, çadırın dışında bir arada olmanın keyfini yaşıyor. Serin ama güzel bir akşam. Elimdeki yıldızları sanki tek tek yukarıya atıyorum gibi çoğalıyor yıldızlar. Bir tane, işte… (devamı)

Gün batımında zirveye doğru

Mehmet’in traktörü Sokullupınar’a ulaşıp çantaları indirdiğimizde; başımı yukarı doğru kaldırıp rotaları inceledim. Nisan ayında gelip denediğimiz, ancak fırtına nedeni ile Kayacık zirveden geri dönmemize neden olan faaliyet sonrası, bir kez daha buradaydık. Yine erken başlamayı hedeflediğimiz faaliyete, otobüsün Niğde’ye geç gelmesi nedeni ile iki saat kadar geç başlayacaktık. Toplam sekiz kişi geldiğimiz Aladağlarda iki ekibe ayrılacaktık. Ben, Mahmut, Hayri ve… (devamı)

Eski bir kitap yere düştü

Birkaç ay öncesinden planladığımız Alaca faaliyetinin yanına, Eğri Tepe ve Çıngıllı Beşik zirvelerini de dahil etmiştik. Ve ekip içerisinden daha önce bu rotalara tırmanış yapan kimse yoktu. Tamamen kendi çabalarımız ve becerimize göre hazırlanmıştık. Bir süre önce keşfetmenin tadını yaşamak için bir araya gelen ekip üyeleri, yeni faaliyetlere imza atmanın keyfi ile yola çıkıyordu bir kez daha… Faaliyet organizasyonunu üstlenmeme… (devamı)